İş Güvenliği Kültürü 

İş sağlığı ve güvenliği, değişen bakış açısıyla, organizasyonun çalışma ortamını, ekipmanlarını, sistemlerini, prosedürlerini, insanlarını ve aralarındaki etkileşimleri daha bütünsel bir yaklaşımla kapsar.

Etkin risk yönetimi kısmen organizasyondaki bireylerin tutum ve davranışlarına bağlıdır. Pek çok iş kazasının sebebi güvensiz davranışlardır. Yanlış tasarlanan ekipman veya operasyonlar, zayıf sistemler ve kötü çalışma şartları, bireyleri güvensiz davranışlara itebilir. Ancak bu davranışlar önlenebilir. Bir organizasyonun güvenli çalışmaya dair tutum ve prensipleri, iş sağlığı ve güvenliği performansını etkileyen faktörlerdir. Organizasyon kültürü, sağlıklı ve güvenli bir çalışmayı teşvik etmiyorsa, güvenli ekipman, sistem ve prosedürlerin varlığı yetersiz kalacaktır.

İş Güvenliği Kültürü, sürekli ve ortak değerlerin ve inançların birbirleri ile etkileşimi ile bir organizasyonun yapısı ve kontrol sistemlerinin davranış standartlarını belirlemesi olarak tarif edilebilir.  İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün zayıf olması, insan-iş etkileşiminde sorunlar yaşanmasına sebep olacaktır.  Bu durumun sebebi zayıf iletişim ve yetersiz eğitim olabilir.

Zayıf bir kültür, güveli çalışma kurallarına uyulmamasına, yaşanan iş sağlığı ve güvenliği problemlerine etkin çözümler getirilememesine neden olur. Genellikle, organizasyonun İş Güvenliği Kültürü zayıf ise, benzer bir tutum süreçlerin ve prosedürlerin uygulanmasında da kendisini gösterecektir. Olası sonuçları, düşük ürün kalitesi, zayıf mali kontrol ve yetersiz iş sağlığı ve güvenliği olacaktır.

Zor olan, organizasyonun sağlık ve iş güvenliği kültüründe pozitif bir etki yaratabilmektir. İşgücünün tutum ve inançlarının ikna yolu ile değiştirilmesi güçtür, ancak çalışanlar güvenli davranmaya başladıklarında, güvenli düşünmeye de başlarlar. Bu inanış, “Güvenli Davranış” yaklaşımlarını geliştirmiştir. Ancak kültür çoğunlukla yavaş değişir ve temel değişiklikler zaman alır.

İş sağlığı ve güvenliği uzmanları, daha sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının yaratılabilmesi için, mevut düşüncenin pratik uygulamaya geçişine odaklanmalıdır.