Katılımcı Yönetim Kültürü 

Katılımcı Yönetim, çalışanların aktif olarak karar alma sürecine dahil oldukları bir yönetim tarzıdır. Bu kavram, yöneticilerin ortak akıl ve güçlü ilişkilerin önemine inandıkları ortamlarda uygulanabilir. Çalışanlar, müşteriler ile doğrudan iletişime geçen ve onların ihtiyaçların asıl karşılayanlar ve fark yaratanlar olduklarını anlayan şirketler bu yönetim şeklini benimserler; çalışanların sundukları inovatif fikirleri ve kavramları kabul eder ve onları karar sürecine dahil ederler.

Katılımcı Yönetim Anlayışı, Türkiye’de pek çok organizasyona halen çok yabancı bir kavram. Bu modelin nasıl çalışacağına dair şüpheler olduğundan, henüz yaygın ve tercih edilen bir model değil, ancak bu yönetim anlayışına inanan ve uygulamaya alan şirketler, hedeflerin gerçekleştirilmesinde ve daha iyi bir çalışma ortamı yaratılmasında sağladığı faydaların farkındalar. Bu nedenle, Katılımcı Yönetim Anlayışı, git gide daha tanınır ve yaygın hale gelmekte.

Bu yaklaşımda çalışanlar, karar verme sürecinin her adımında katılımcıdırlar. Açık ve dürüst bir iletişimin hem organizasyon hem de çalışanlar için olumlu geri dönüşleri olur. Şirketin faaliyetlerinde özgürlük ve şeffaflık ilkesinin benimsenmesi organizasyonu temelinden güçlendirir. Ancak bazı şirketler bu yaklaşımı, çalışanların ifade özgürlüğü ve karar sürecine katılımı kötü kullanabilecekleri endişesiyle riskli bulmakta ve reddetmektedirler.

Çalışanların şirket içi demokrasiyi kötüye kullanmaları olasıdır ancak İK fonksiyonlarının doğru yönetimi ile bu sorunun önüne geçilebilecektir. Bu yönetim anlayışının asıl amacı çalışanların fikirleri, önerileri ve şikayetleri ile değer katmalarını sağlamak ve aidiyet duygusunu güçlendirmektir.

Doğru yönetildiğinde, çalışanların karar sürecine dahil olmalarında bir sakınca yoktur. Süreç, İK yöneticilerinin gerçek ve samimi çabası ile iyi koordine ve kontrol edildiğinde ve ilgili prosedürler güçlü ve net bir Ödüllendirme Yönetim Sistemi ile desteklendiğinde, çalışanları daha iyi sonuçlar elde etmek için cesaretlendirecektir.

Katılımcı Yönetim, organizasyonun kültüründe ciddi bir değişim gerektirir. Özellikle, karar alma tarzında yaşanacak temel değişim ve olası dirençlerin iyi yönetilmesi önemlidir.

Uygulamada Zorluklar

Katılımcı Yönetim, etkili bir karar verme yöntemidir. Ancak sıklıkla yöneticiler tarafından yanlış uygulanmaktadır.

Katılımcı Yönetim, ciddi bir değişim gerektirir ve bu da zaman alır. Organizasyonun bu yönetim sisteminin faydalarını görebilmesi için sabırlı ve tutarlı olmak gerekir.

Katılımcı Yönetim, aşağıda sıralanan sebepler nedeniyle başarısız olabilir:

  • Değişime Direnç: Katılımcı yönetim organizasyonun kültüründe ciddi bir değişim gerektirir. Özellikle kıdemi yüksek çalışanlar değişime direnç gösterebilirler. Bu yöntemi otoritelerini azaltacak bir tehlike olarak algılayabilirler.
  • Çalışanların Odağının Dağılması:Yöneticiler, çalışanların strateji geliştirmeye fazla zaman ayırıp, işlerine odaklanmadıklarını hissedebilirler. Üst yönetim, bu tür bir verimsizliği fark ettiğinde, katılımcı yönetim modelini desteklemeyebilir.
  • Her Soruna Tek Çare Gibi Görülmesi: Katılımcı yönetim her sorunun çözümünde tek yöntem olmayabilir. Yöneticiler bazı durumlarda, başkalarına danışmadan kendileri karar alarak veya sorumluluğu delege ettikleri kişilerin kararları ile ilerlemeyi tercih edebilirler.
  • Organizasyonun Büyüklüğü: Katılımcı yönetim yaklaşımını büyük ölçekli organizasyonlarda uygulamak zor olabilir, çünkü karar alma sürecine daha kalabalık bir sayı ve daha çok seviye dahil olacaktır. Büyük ölçekli organizasyonlarda fikir ve önerileri takip etmek, değerlendirmek ve kaydetmek de uygulamak kadar zordur.

Katılımcı Yönetim Anlayışı'nın temel prensibi, her seviyeden tüm paydaşların karar alma sürecine dahil olmasının sağlanmasıdır. Üç ana boyutta uygulanır: Problem analizi, strateji geliştirme ve çözümün uygulanması. Katılımcı Yönetim Anlayışı uygulanmasında bazı ön koşullardan bahsedilebilir. Öncelikle, yöneticilerin bu konuda istekli olmaları gerekir. Ayrıca iyi bir planlama, kurgulama ve zamanlama gerektirir.

Avantajları

Katılımcı Yönetim Anlayışı'nın, Kurumdaşlık Kültürü'ne sahip bir organizasyonda etkin şekilde uygulanacağına ve aşağıdaki faydaları sağlayacağına inanıyoruz:

  • Artan Verimlilik: Kararlarda söz sahibi olan çalışanlar, şirketlerine daha güçlü bir aidiyet ve sadakat ile bağlı olacaklarından, sorumluluk alma ve inisiyatif kullanmada daha istekli olacaklardır. Yöneticiler daha az denetim veya delegasyon ihtiyacı hissedecektir. Çalışma saatlerinin düzenlenmesi, yönetici denetimi olmadan kendiliğinden ve iş sonuçları almaya yönelik şekilde esneyecektir.
  • İş Tatmini: Katılımcı yönetim uygulayan şirketlerin pek çoğunda çalışanlar, fikir ve önerilerinin uygulamaya alındığını gördüklerinden, yüksek iş tatmini ile çalışırlar; kendilerini özel ve değerli hissederler.
  • Motivasyon: Merkezi olmayan, yaygın bir karar alma süreci, herkesin söz hakkı ve her çalışanın etkisi olduğu anlamına gelir.
  • Geliştirilmiş Kalite: Geribildirimler en alt seviye operasyona kadar sürecin parçası olan çalışanlardan geldiğinden, en küçük detaylar bile dikkate alınır ve kaydedilir. Kalite kontrol en alt uygulama seviyesinden itibaren Kişisel Güvence altına alınır.
  • Düşen Maliyetler: Denetime daha az ihtiyaç olduğunda, daha çeşitli becerilere daha fazla önem verildiğinde, çalışanlar kendi kendini yönetecekler, böylelikle maliyetler kontrol altına alınacaktır.

Dezavantajları

Bu yönetim anlayışı ve karar alma modeli çalışanların katılımcı olmalarını sağlar, ancak bazı dezavantajları da olabilir:

  • Karar Verme Süreci Yavaşlar: Her seviye ve kanaldan geribildirimlerin toplanması ve geçerliliklerinin kontrol edilmesi zaman alır, bu da süreci yavaşlatır.
  • Güvenlik: Pek çok bireyin daha sonra kritik önemi olabilecek bilgilere sürecin başından itibaren ulaşabiliyor olması, veri güvenliği açısından endişe yaratabilir.

Bakıldığında, avantajlar, dezavantajlardan daha fazladır. Ancak her organizasyonun kültürü ve insan kaynağı farklıdır. Uygulamaya geçişte aceleci olunmadan, bu iki boyut ile ilgili bir değerlendirme yapılması gerekir.

Ne Yapıyoruz

PDR-HR olarak, Katılımcı Yönetim Anlayışı'nı anlıyor ve benimsiyoruz. Ancak, bu yönetim yaklaşımının tek başına başarıyı garantilemeyeceğinin, sihirli bir değnek etkisi yaratmayacağının da farkındayız. Organizasyonların bu yönetim tarzını uygulamaya karar vermeden önce bir takım temel hazırlık ve değişim süreçlerinden geçmesi gerektiğine inanıyoruz.

Biz, Katılımcı Yönetim tarzının ancak Kurumdaşlık Kültürü'ne sahip organizasyonlarda başarılı olabileceğine inanıyoruz.

PDR-HR olarak, ister bütünsel bir İK Yönetim Sistemleri geliştirme projesi kapsamında, ister özel projelerle, Katılımcı Yönetim Kültürü'nün yaratılmasına temel teşkil edecek çalışmaların yapılması ve çalışma ortamının kademe kademe uygulamalar ile hazır hale getirilmesinde müşterilerimize destek veriyoruz.

Katılımcı Yönetim, her organizasyon modeline uygun bir çözümdür, ancak sürecin dikkatli planlanarak uygulanması gereklidir.

Katılımcı Yönetim alanında aşağıdaki konularda danışmanlık desteği veriyoruz:

  • Hedeflerin tanımlanması
  • Net bir iletişim ortamı yaratılması
  • Uygun temsilcilerin seçilmesi
  • Çalışanların eğitimi
  • Her iki taraf arasında güven inşa edilmesi
  • Çalışan katılımının arttırılması
  • Yatırımın geri dönüşünün sağlanması